Amsterdam’da özgürlük sofraları da öksüz kaldı

Her yıl 5 Mayıs tarihinde organize edilen ‘Özgürlük sofraları’ bu yıl tahmin edileceǧi üzere öksüz kaldı. Hollanda’nın Nazi işgalinden kurtuluşu vesilesiyle, başta Amsterdam olmak üzere, tüm ülkede 5 Mayıs günü organize edilen pek çok etkinlik, bu yıl korona salgınından dolayı yapılamadı. Aylar önceden hazırlıkları yapılan özgürlük sofraları programında bir çok gönüllü kuruluş da yerini alırdı.

Amsterdam merkezli Türkevi Derneǧi de her yıl 5 Mayıs tarihinde özgürlük sofraları programı organize etmekteydi. Maalesef bu yıl bu faaliyet gerçekleşmedi. Gerçekleşmeyen faaliyet yerine, geçtiǧimiz yıllarda yapılan programları hatırlatmak istedik. Ama önce, kısaca 4 ve 5 Mayıs tarihlerinin Hollanda için anlamına deǧinelim.

Bilindiǧi üzere 4 Mayıs, İkinci Dünya Savaşındaki kayıpları anma olarak kutlanır. Her yıl, Amsterdam Dam Meydanı başta olmak üzere, bir çok yerde anma programları düzenlenir. Dam Meydanındaki anıt önüne konulan çiçekler ve yapılan konuşmalarla günün anlam ve önemine dikkat çekilir. Programlara binlerce Hollandalı katılır. Ancak bu yıl, Dam Meydanı’nda bu kalabalıklar yoktu. Programda Kral Willem-Alexander ve Kraliçe Maxima, Başbakan Mark Rutte, Amsterdam Belediye Başkanı Femke Halsema ve Taptoe Nesefli Müzik Korosu üyeleri vardı. Dam Meydanı tarihinde belki de ilk kez bu şekilde bomboştu.

4 Mayıs’ta bu kez, tüm Hollanda’da saat 20.00’de iki dakikalık bir saygı duruşunda bulunuldu ve Wilhelmus marşı söylendi. 

5 Mayıs ise, Hollanda’nın kurtuluşu olarak kutlanır. Bu çerçevede konserler, sergiler, seminerler, söyleşiler organize edilir. Yıllardır organize edilen yüzlerce ‘Özgürlük yemeǧi’ programları da kurtuluş faaliyetleri arasındadır. 5 Mayıs ‘Özgürlük yemeǧi’ programlarında her yıl farklı bir konu seçilir ve yemek esnası ve sonrası seçilen konu üzerinde konuşulurdu. Bu yıl seçilen konu ise: ’75 Yıllık Özgürlük, 75 Yıllık Direniş’ olacaktı. Ama, malum korona salgını buna müsade etmedi. Programlar iptal edilldi.

Biz de bunun yerine geçmiş yıllarda Türkevi Derneǧi tarafından organize edilen özgürlük sofralarından bir iki örnek vererek bu yılın 5 Mayıs programını anlamlandıralım.

Komşuluk ilişkileri
Geçen yıl, 5 Mayıs programı ile ilgili şu cümleleri yazmışız: “Her yıl olduǧu gibi bu yıl da Amsterdam Türkevi Derneǧi Özgürlük Sofraları programında yerini aldı. Türkevi’nin bu yıl seçtiǧi konu “Komşuluk İlişkileri ve Dayanışma” oldu. Bu çerçevede, Türkevi komşuları başta olmak üzere, Türkevi gönüllülerine, komşuluk ilişkilerinin her geçen gün karmaşık bir hal alan toplumsal dayanışmada ne kadar önemli olduǧuna dikkat çekilecek. Ayrıca sofra kurma geleneǧi, bize yüzyıllarca evvel, Piri Türkistan Hoca Ahmet Yesevi tarafından tavsiye edilmiştir. Biz her vesileyle sofralar kurmaya devam edeceǧiz.”

Tarihte Nogay soykırımı
İki yıl önce ise 5 Mayıs programı çerçevesinde şu notları kayda geçmişiz: Hollanda Nogay Vakfı, 4 Mayıs akşamı, Türkevi Topluluğu’nun da desteğiyle Amsterdam’da bir gençlik programı düzenledi. Programda vakıf başkanı Orhan Demirci ile Mehmet Emin Ateş, günün anlamı üzerine konuşmalar yaptılar. Türkiye’den misafir konuşmacı Ömer Yıldırım, Hollanda’dan Yasin Sarı ve Emel Aktan Özaynacı ise, Türk – Nogay tarihi hakkında özellikle gençlere hitaben  konuşmalar yaptılar. Programda Orhun Abideleri’nden başlayıp, Göktürkler, Uygurlar, Kırgızlar, Hazarlar, Türgişler, Karkuklular başta olmak üzere, Oğuzlar, Peçenekler, Karahanlılar ve tabii ki Büyük Selçuklu, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti kısaca ele alındı. Konuşmalarda Nogaylar’ın tarih boyunca uğradıkları sürgün ve soykırımlar da gündeme geldi. Nogaylar’ın birinci soykırım ve sürgünü, Nogay Han’ın 1299’da şehit edilmesiyle yaşanır.
Beşinci soykırım ve sürgün ise, 1944 yılında Kırım Türkleri ile birlikte hayvan vagonlarına doldurulup, çoğunun yollarda hayatını kaybetmesiyle yaşanır.”

Evet, her yıl farklı bir konu seçilerek organize edilen 5 Mayıs ‘Özgürlük sofraları’ programlarını bu yıl yapamadık. Bu yıl özgürlük sofraları öksüz kaldı. Ama biz, hem 4 Mayıs savaşta kaybedilenleri anma ve 5 Mayıs Hollanda’nın kurtuluşu, hem de hasseten korona salgını dolayısiyle özgürlüklerin ne anlama geldiǧini bugün daha iyi anlıyoruz ve idrak ediyoruz.




Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

error: Content is protected !!