“Burada insanların hak ettikleri hayatı ve olanakları sunuyoruz”

Sizi kısaca tanıyabilirmiyiz?

İsmim Atanur Erkaslan, 47 yaşında evli ve iki çocuk babasıyım. 2006’da kurduğumuz ve sağlık sektöründe hizmet veren ZAHET Vakfı’nda yöneticiyim.

Zahet nasıl bir vakıf, yaptığı işleri kısaca anlatır mısınız?

ZAHET 2006 yılında kurulmuş olan bir vakıftır. 2008-2011 yılı arasında sadece evlere hizmet verdik. 2011 yılından sonra aynı zamanda bakımevi olarak hizmet vermekteyiz. Bakımevimiz Nijmegen’e 4 km olan Beek-Ubbergen’dedir.

Beek-Ubbergen Hollan-da’nın en seçkin yerlerinden biri, zaten çok güzel bir yer.Bizim aktivitelerimizden bir tanesi de zaman zaman yürüyebilenleri yürüyerek, yürüyemeyenleri tekerlekli sandalye ile onlara rehberlik ederek gezilebilecek ormanlık alanlar piknik alanlarına aktiviteler düzenliyoruz.

_MG_1573

Toplamda kaç kişiye bakım hizmeti verilecek yeni binanızda?

Orada yaşayan kişi sayısı 15 olacak, bunun yanında tabii biz günlük hizmet de veriyoruz, o da 20 kişi kadar olacak yani toplamda 35 kişilik bir bakımevi olacak.

Toplamda düşündüğünüz eleman sayısı veya şu anda ne kadar eleman çalıştırıyorsunuz?

Şuanda 50’nin üzerinde çalışanımız var, bunun içerisinde evlerde verilen hizmetler de var. Yeni binamıza 10 kişi daha ekstradan alacağız.

Sizin hedef kitleniz sadece Türklere yönelik mi yoksa Hollandalılar veya yabancılarda var mı?

Bizim profilimiz sadece Türkiyeli değil. Çalışanlarımızın çoğu Türk olduğu için Türk hasta sayımız oldukça fazla ama biz aslında herkese açığız. Burada yaşayan bir hastamızın mutlaka ana dilinde konuşabilecegi bir çalışanımız var dolayısıyla bizim özelliğimiz ‘anadilinde hizmet’ diyoruz yani hastamız Faslıysa Faslı çalışanımız var, Azerbeycanlı ise, Azerbeycanlı çalışanımız var.

Bayram yaklaşıyor, bayramda burada nasıl bir hava var?

Burada bayramda tam anlamıyla bir bayram havası var. Sonuçta burada yaşayanlar yaşlılarımız büyüklerimiz. Onların yakınları mutlaka geliyorlar. Hatta bazı camilerimizden veya başka kurumlarımızdan özellikle gelip ziyaret etmek istiyorlar. Onlara hediyeler getiriyorlar. Zaten bayramın anlamı da budur. Büyükleri hatırlamak, onları ziyaret etmek.

Güzel taraflarından bir tanesi de, buradaki yaşayan insanların bazılarının kimsesi olmayabiliyor, ama kesinlikle bunu hissetmiyorlar, bu çok güzel bir şey.

Buraya gelmek isteyen üyeler nasıl başvuru yapmaları gerekiyor?

Kişi yardıma ihtiyacı olduğunu düşünüyor ise veya yakınları yardıma ihtiyacı olduğunu düşünüyorsa, direkt olarak bize başvurusunu yapabiliyor veya ev doktoruna da gidebiliyor. Yani kişinin engeline göre başvuru yöntemi var. Bazen bir ameliyattan sonra uzun süre hastanede yattıktan sonra direk bize de gelebiliyor. Bu kısa süreliğine de olabilir, yani buraya gelen kişi illa sürekli olarak burada yaşayacak diye bir durum söz konusu değil. Çoğu kez öyle oluyor ama iki ay rehabilite de yapabiliyor. Burada fizik tedavisi mevcut aynı zamanda ona uygun sporlarımız,  alıştırma olanaklarımız da var.

Buraya gelen hastaların giderlerini sağlık kurumları ödüyor mu?

Evet bir kısmını sağlık kurumları ödüyor, dolayısıyla bu sağlık kurumlarıyla önceden kontrat yapmak gerekiyor ve bunun için de sağlık sektöründe gerekli tüm belgelerinizin tam olması gerekiyor. Belirli bir kalitede hizmet verdiğiniz belgelenmiş olması gerekiyor. Bunların hepsi bizde mevcut olduğu için rahatlıkla çok sayıda sağlık kurumuyla çalışabiliyoruz.

Yaşlılarımız artık belirli bir yaşa geldi ve engelleri çoğaldı, kronik bir hastalığı varsa bunu devlet ödüyor. Bunun yanında bazı insanlarımızın gelirine göre kendisinin ödemesi gereken meblağlar olabiliyor, bu da tamamen kişinin durumuna bağlı.

Nijmegen’deki şubenizi açarken,  bu yasaların değişikliğinden sizi ne kadar etkiledi?

Önümüzdeki 1 Eylül’den itibaren Nijmegen’de yeni şubemizi açacağız. Profesyonel ve teferruatlı bir yer olacak. Bakımevi derken insanlarımızın orada yaşayan kişisel bakımlarından tutun hemşirelik hizmetleri alabilecekleri bir kurum. 4000 metrekarelik toprağa kurulmuş olan 1000 metrekaresi bina, 3000 metrekaresi bahçe olarak hazırlanan bir yer.

Oradaki hizmet alanımız biraz daha farklı olacak. Oraya daha ağır olanlar, hafıza problemli veya felç geçirmiş, kendi bakımını yapamayan insanlar gelecek. Bizim hizmet verdiğimiz insanlar, yaşından değil engeline bağlı olarak hizmet veriyoruz.

Kişinin hangi engeli varsa ona göre hizmet veriyoruz. Bazen çok yaşlı oluyor ama dinç oluyor bazen yaşı daha genç oluyor ama daha fazla hizmete ihtiyacı oluyor.   Oradaki her odada mutlaka banyosu tuvaleti hazırlandı. Tabi emek istiyor, ama bizim yaşlılarımız da bunu hak ediyor zaten.

Sizin müdavimlerinizle nasıl bir bağınız var?

Ben buradaki insanların hepsine ayrı ayrı çok özel değer veriyorum, bunu tüm arkadaşlarım adına da söyleyebilirim. Biz olan tüm fırsatlarımızda vaktimizi onlarla geçiriyoruz ve biz bunun karşılığını görüyoruz. Buradaki yaşayan amcalarımız teyzelerimizle olan diyaloğumuz çok özel. Hatta bir örnek vereyim; geçen yıl ben Türkiye’den geldiğimde eve gitmeden önce buraya geldim, burası bizim ikinci ailemiz. Babii ki bu bizim işimiz profesyonelliğimizi korumamız gerekiyor, ama bazen unutuyoruz iş olduğunu.

_MG_1558

Hollanda’da geleceği nasıl görüyorsunuz Türkler açısından?

Artık biz buralıyız. Her ne kadar kökümüz Türkiye’de olsa da.Tabii ki buradaki şartlar bizi buraya zorluyor ama öbür taraftan sanıyorum her Türkiyeli’nin de olduğu gibi, hayallerinden bir tanesi  ülkesine geri dönmek ve yaşlılığını orda geçirmek. Ancak şu anda bu şartlarda bu pek gözükmüyor. Türkiye’ye döndüğünüz zaman bütün haklarınızı götüremeyebiliyorsunuz. Buradaki koşulları orada bulamayabiliyorsunuz. Bunu ülkemizi karalamak adına söylemek istemiyorum ama burada kanunlar o kadar güzel ayarlanmış ki, herkes birbirini çok iyi kontrol ediyor.

Bizim yaptığımız iş birçok kurumlar tarafından kontrol ediliyor. Ondan dolayı rahatsız değiliz tabii ki bu bizim işimizi daha iyi yaptığınızı gösterir, standardımızı yükseltiyor.

Buradaki yaşayan vatandaşlarımız bu hizmetlerden faydalanmak durumunda kalacak. Şu anda bazı sosyal yaşantımızdan dolayı, ‘Ben annemi öyle bir yere götürürsem millet bana ne der?” olayı var, inanın bu tamamen yanlış bir düşünce. Kişinin annesi veya babası burada daha mutlu hele biraz alıştıktan sonra buradaki aile ortamını gördükten sonra emin olun o kişi şikayetçi olmayacak. Oysa bahsetmiş olduğumuz insanların böyle düşüncelerinden dolayı evinde tuttuğu yaşlılarımız hem emniyet açısından çok riskli hem de kesinlikle çok mutsuzlar, her ne kadar mutlu gibi görünseler dahi.

Bu insanlara hak ettikleri hizmetin daha iyisini vermekte iddialısınız yani?

Kesinlikle, ben daha ileri gidiyorum ve diyorum ki insanların hak ettikleri hayatı ve olanakları vermek lazım. Hiçbir insan annesi ve babasına 24 saat bu hizmetleri verme şansı yok. Burada tecrübeli çalışanlarımız 24 saat hizmet veriyor ve hizmet kalitesi çok yüksek olduğundan en azından kişinin sağlığı açısından tamamen garanti altındadır.

Aileler buraya da çok rahatlıkla istedikleri zaman gelsin gitsin, hatta hafta sonu evine götürsün, olmadı hafta içinde bazı günler götürsün. Bayram günleri götürsün bu gibi sıkıntılar yok. Önemli olan onları temel anlamdaki bakımları burada yapılsın.

Bazen bizim evlere hizmet verdiğimiz insanlar 3 ay izine gidip geldiğinde çok kötü bir durumda olduğunu görüyoruz sağlık açısından, çünkü ilaçlarını düzgün kullanmamış oluyorlar. Ondan dolayı insanların sağlığı değişebiliyor, tekrar geldiğinde o insanı normal sağlığına döndürmek için epey bir zaman alıyor dolayısıyla bunları yaşamamak adına bu gibi kurumlara başvurmakta fayda var.

Sizi seçmelerindeki en büyük etken anadilde hizmet mi?

Tabii ki bu da bir neden sanıyorum, ama biz Hollanda’da bu tarz hizmeti veren kurumların en iyilerinden birisiyiz. Bunun yanında verdiğimiz hizmet oldukça profesyonel insanlarla veriliyor. Hollanda kanunlarının şart koştuğu tüm düzenleme ve standartlara sahibiz.  Onun için tabii ki tercihlerden bir tanesi de bu olsa gerek. Bize hasta veya üyemiz direkte gelebiliyor veya çoğu kez hastanelerden gönderiliyor. Onun için orada tanınmışlık veya profesyonellik şart.

Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Bizim insanlarımız en güzelini hak ediyorlar ve biz bunların en iyisini verdiğimizi düşünüyoruz. Biz babamızı 13 yıl önce kaybettik.Yaşıyor olsaydı ve ihtiyacı olsaydı bu hizmetleri ancak bu kadar verebilirdik.

Vermiş olduğumuz hizmetin gerek kalitesi, gerek profesyonelliği, gerekse bizim yaşlılarımızın veya engellilerimizin hak etmesinden dolayı, bu gibi yerlerin daha çok olmasını daha çok insanların bu hizmetleri vermesini ümit ediyoruz. Diğer insanların da kullanmasını tavsiye ediyoruz.




Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *