Ders alınacak bir soru: Diz çöküp yaşamak mı, yoksa ayakta ölmek mi?

Bir cuma sabahı, günlük gazetelerin baş sayfaları, Hollanda’nın cesur, mücadeleci, adalet peşinde koşan Peter R. de Vries’in vefat haberleriyle doluydu. Peter, Amsterdam’da, bir hafta önce, bir televizyon programı çıkısı, sokak ortasında, alçakça kurşunlanmıştı. Hollanda şoke olmuştu. Dolayısıyla, halkın çoğunluğu büyük bir yasa boğuldu. Hollandalı Türkler de, her vesileyle, üzüntülerini dile getirmişlerdi.
Yakın mesafeden kurşunlanan Peter R. de Vries, ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede, tam bir hafta, yaşam mücadelesi verdi. Bir çok insan dua etti. Her kesimden insanlar iyilik dileklerinde bulundular. Ancak, Peter’in yaşam mücadelesi ölümle sona erdi.
Ailesi, perşembe günü yaptıkları açıklamayla, Peter R. de Vries’in hayatını haybettiğini duyurdu.
Günlük gazeteler; de Telegraaf, Trouw, NRC, de Volkskrant, AD ve FD, Peter R. de Vries’in ölüm haberini birinci sayfalarından duyurdular. Peter’in büyük bir fotografının yer aldığı gazete başlıklarının bazıları ise şu şekildeydi: NRC: “Adalet için, yorulmak nedir bilmeyen savaşçı”, De Telegraaf: “Rahat uyu cesur Peter”, FD: “Kimseden korkmayan, çok şapkalı Peter”.
Ölüm haberinin duyurulduğu perşembe akşamı, televizyonlar Peter için özel programlar yaptılar. Bu programlardan biri de, RTL 4 kanalında, Peter’in sık sık ifade ettiği, “Diz çökerek yaşamaktansa, ayakta ölmeyi tercih et” adlı program oldu.
Peter için yapılan özel programlarda RTL 1,5 milyon seyirciye ulaşırken, diğer programlar, Op1 bir milyon, Humberto 1,2 milyon, SBS6 ise 231.000 seyirciye ulaştılar.
Ölüm haberi duyulunca, insanlar, Peter’in Amsterdam’da kurşunlandığı sokağa akın ettiler. Çiçekler koydular, mumlar yaktılar. Kısa süreli de olsa müzik yaptılar Peter’in anısına. Burada ilginç bir detaya şahit olundu. Çiçekler arasında, bir de kuru üzümlü ekmek vardı. Çünkü kuru üzümlü ekmeğin, Peter’in günlük yaşamında önemli bir yeri bulunuyordu. Peter, bir konuşmasında, çantasında her zaman kuru üzümlü ekmek taşıdığını, zira kuru üzümlü ekmeğin, doyurucu ve hazırlanışının kolay olduğunu söylemişti.
Toplum, henüz Peter R. de Vries’in, hunharca kurşunlanmasını anlamlandıramazken, Peter’in ölüm haberi, başta meslektaşları olmak üzere, her kesimi büyük bir üzüntüye gark etti. İnsanlar duygu, düşünce, üzüntü ve taziyelerini sosyal medya üzerinden duyurdular. Peter R. de Vries’in tüm iyilik örnekleri, cesur hareketleri ve özelliklerinin ifade edildiği mesajlarda, Hollanda toplumu tarafından ne kadar çok sevildiği de görüldü.
Diğer taraftan, Amsterdam’daki Wester Kilisesi, cuma günü kapılarını açarak, Peter için dua etmek isteyenleri ağırladı. Hollanda Gazeteciler Derneği de bir açıklama yaparak, Peter R. de Vries cinayetinin, daha önce işlenen ve sembolik değerleri olan, avukat Derk Wiersum, sanatçı Theo van Gogh ve siyasetçi Pim Fortuyn cinayetleriyle benzerlik arzettiğine dikkat çekti.
Peter R. de Vries’in ölümü sonrası yapılan açıklamaları daha da uzatabiliriz. Ancak, tam da burada, sorulması gereken soru şudur: Peter R. de Vries’in öldürülmesi neden toplumun büyük kesimi tarafından çok derinden hissedildi?
Bu sorunun cevabı, hiç şüphesiz, Peter’in yaşam felsefesinde gizlidir. Çünkü, Peter’in sıradışı çıkışları, düşünceleri, cesareti, haksızlığın üzerine engel tanımadan gitmesi, her daim savunmasızların yanında yer alması ve haksızlıkların karşısında durması, halkın gönlünde bir sevgi yumağının oluşmasını sağladı.
Peter R. de Vries’in toplumdaki yerini anlamak için, Trouw gazetesi köşe yazarı Stevo Akkerman’ın şu sözlerine bakmak lazım: “2016 yılında yapılan, Hollanda’nın 100 renkli ismi seçimlerinde, ilk sırada yer alan Peter R. de Vries, üzerinde bir tişört ile kürsüye çıktı. Kollarına yazdırdığı dövme, katılımcıların ilgisini çekti. Sağ omuzunda, İrlandalı filozof Edmund Burke’nin ‘kötülüğü yenmenin en iyi yolu, iyi insanların hiç bir şey yapmaması’ sözü yer alırken, bacağında da, babasının mezar taşında yer alan, ‘dizleri üzerinde çökerek yaşamaktansa, ayakta ölmek tercihimdir’ sözleri görülmekteydi”.
Yazar Akkerman’dan, Peter’in babasının işgalci, ırkçı ve faşist Naziler’e karşı savaştığını da öğreniyoruz. Yani, Peter’in haksızlıklara baş kaldırması babadan geçme bir davranış.
Evet, Hollanda sosyolojisinde önemli bir yere sahip olan Peter R. de Vries’in, sokak ortasında hunharca kurşunlanması ve daha sonra hayatını yitirmesi, tüm Hollanda’da büyük bir üzüntüye sebep oldu. Hollanda demokrasisi, medyası, araştırma gazeteciliği, önemli bir değerini kaybetti. Biz de, milyonlar gibi üzüntülüyüz. Başımız sağ olsun.
Bu vesileyle, idrak ettiğimiz mübarek Kurban Bayramınızı canı gönülden tebrik eder, Bayramın tüm insanlığa hayırlara vesile olmasını dilerim.




Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

error: Content is protected !!