Doğukan Ergin: “DENK rozetini çıkarıyorum. Bundan sonra Schiedam halkının tamamına hizmet etmek için elimden geleni yapacağım”

Bir önceki dönem, siz zaten yönetime taliptiniz. Başından beri bunu söylüyordunuz. Nasıl gelişti olaylar? Bundan biraz bahsedebilir misiniz?

Tabii. 2018 yılında Denk Partisinin oluşmasıyla birlikte bir ekip çalışmasıyla zaten Parlemento seçimlerine destekte bulunmuştuk. Kendi belediye meclis seçimlerimize de katılmak istedik. Ve katıldığımızda hemen ilk seçimde ikinci büyük parti olduk Schiedam’da. Büyük bir şok etkisi yaramıştı o zaman. Tabii diğer partiler o zaman bizimle çalışmak istemediler. Bizimle masaya dahi oturmadilar. Asla dinlemediler bizi, argümanlarımız hakkında bizimle fikir alış-verişinde bulunmadılar. Biz 4 sene boyunca Schiedam’da aktif bir şekilde muhalefet yaptık. Ve sadece muhalefet olması için değil, nasıl olur da seçim programımızda yer alan konular üzerine adımlar atabiliriz, nasıl olur da Schiedam’ın geneline hitap edecek  çalışmalarda bulunabiliriz diye geçtiğimiz 4 sene, diğer Belediye Meclisi’ndeki arkadaşlarımızla birlikte gayret gösterdik. 2022 yılında tekrar ikinci bir parti olarak sandıktan çıktık. Diğer partiler bizim ne olup veya ne olmadığımızı anladılar. Onlar da Schiedam grubunun güvenilir, çalışkan, fikirleri olan, belirli bir vizyonu olan, şehir yönetimi konusunda, şehri yönetecek bir bir wethouder adayı atayabilme konusunda bize güven duydular ve bizimle masaya oturdular. 7 haftalık bir süreç sonrasında Pazartesi günü biz nihayetinde koalisyon protokolünü sunmuş olduk.

Şimdi tabii 4 sene muhalefet yaptınız. Bu çalışmaları da demek ki bir şekilde Schiedam halkına duyurabildiniz diye tahmin ediyorum. Çünkü burada bir devamlılık arz eden bir durum var sonuçta. Oylarınızı korudunuz, muhafaza ettiniz ve yine başarılı bir şekilde seçimden çıkmış oldunuz. Vatandaşlarınız, size oy veren gönüldaşlarınız nasıl karşıladılar ilk olarak sizin koalisyona girmenizi?

Şunu söylemem gerekirse, ben son iki gündür çok fazla telefon aldım, tebrik mesajı aldım. Ve olayın ilginç tarafı hem DENK’e oy veren, hem de oy vermeyen bizi tebrik ediyor. Çünkü gerçekten geçtiğimiz 4 senede dediğim gibi oy veren de vermeyen de. DENK’in nasıl bir parti olduğunu gördü. Çalışma şeklini, çalışkanlığını, vizyonunu gördü. Dolayısıyla gerçekten Schiedam’da oturan geniş halk tarafından takdir görüyoruz. Tabii mutlu olmayan da var. Ama azınlıkta.

DENK rozetini çıkarmam partiden ayrıldığım anlamına gelmiyor. DENK’in üyesi ve aktif bir bireyi olmaya devam edeceğim. Sadece wethouder olarak farklı ve yeni bir görevi uygulayacağım. Tabii wethouder olmak kolay değil, kolay bir meslek değil. Bütün bu saydığınız konuların bilincindeyiz. Elimizden gelen gayreti göstereceğiz. Wethouder olarak bu önümüzdeki dönem bir rolüm olacak. Ben o konuda ciddi çaba sarf edeceğim. Ama aynı zamanda Cemil Kahramanoglu da Meclis Grup Başkanı olarak sorumluluğu olacak. Onun da o sorumluluk bünyesinde elinden gelenin fazlasını yapacağına inanıyorum.

Rotterdam’da da DENK Belediye Meclisi’nde koalisyona gireceği duyulduğu anda daha önceki partidaşlarınızdan eleştiriler de aldınız. Sosyal medyada, fark  lı farklı yerlerde ‘Nasıl olur da DENK, Leefbaar ile koalisyona girer?’ diye. Tabii aynı şekilde VVD, PvdA ile Schiedam’da koalisyonda olacaksınız. Ne tür tepkiler geldi? Yani daha çok hayal kırıklığından dolayı mı var bazı tepkiler?

Dediğim gibi tepkilerin aşağı yukarı büyük çoğunluğu çok güzel. “Hizmetlerinizi görmemiz lazım, sizi değerlendirebilmemiz için. Ama size güveniyoruz, bu işi güzel bir şekilde yapacağınıza inanıyoruz” diyenler çoğunlukta. Ben genel olarak bakıyorum olaya. Rotterdam’daki konuyu Rotterdam’daki arkadaşlara sormanız lazım. Çünkü orada farklı bir koalisyon var. Schiedam’daki koalisyonda tabii bazı kişiler “Nasıl olur da VVD ile ortak çalışabilirsiniz?” diyorlar. Biz onlara diyoruz ki “Bizim hiçbir zaman ‘DENK Schiedam olarak siyasete gireceğiz ve tek başımıza iktidar olacağız.’ diye bir iddiamız olmadı. İddiamız olsa bile bu, Hollanda gibi bir ülkede mümkün değil.”.

O bir hayal tabii ki.

Hayal. İddia etmiş olsaydım da hayaldi. Dolayısıyla bu ülkede sorumluluk sahibi olmak istiyorsanız, eğer Schiedam şehrinde bu şehrin geleceğine yön vermek istiyorsanız -ki biz bunu istiyoruz- o zaman diğer bütün partilerle masaya oturacaksınız ve Koalisyon Protokolü dediğimiz, herkes için uygun, herkesin tabanına anlatabileceği bir şekilde görüşmelerimizi, müzakerelerimizi yaptık. Şu anda ortada bir protokol var ve biz bu protokolün tamamıyla arkasındayız. Ve biz bu protokolün tabanımız tarafından ve diğer partilerin tabanları tarafından da uygun görüldüğüne inanıyoruz.

Wethouder olarak göreve başlayacaksınız. İlk gününüz olmuş olacak, atanacaksınız. Anlaşmaya baktığımızda daha çok iskan, çevrecilik, ekonomi ve ulaşım üzerine dayalı 4 yıllık bir anlaşma söz konusu. Burada sizin DENK olarak en çok önem verdiğiniz konular bunlar mıydı? En çok istediğiniz konular nelerdi?

Şu anda Hollanda’nın genelinde olan bir problem, iskân sıkıntısı. İnsanlar ev kiralarından dert yanıyor veya evi olmadıklarından dolayı ciddi sıkıntılar yaşıyorlar. Bütün partiler için iskan/konut gerçekten çok önemli bir konu. Bizim önemsediğimiz ve diğer partilerle ortaklaşa vardığımız bir konu. Ortak yaşam konusunda. Burada kim olursan ol, hangi dil, din, ırktan olursan ol, nasıl olur da biz bu ortak yaşamı destekleyebiliriz diye ilk defa Schiedam tarihinde böyle bir konuya yer verildi. Koalisyon Sozlesmesinde böyle bir konuya yer verildi. Ayrıca DENK Partisi artık Perşembe gününden itibaren ben parti rozetimi çıkaracağım, Schiedam halkının tamamına, bize oy veren, vermeyen herkese hizmet edecek şekilde basit portföyler üzerinde -görmüşsünüzdür müzakere protokolünde yazıyor- gerekirse gece gündüz çalışacağım. Bir encumen, wethouder  olarak görevime başlayacağım. Ama tabii ki aynı zamanda DENK ile gönül bağımız da devam ediyor bir yandan.

Bu portföyler sizin kendi isteğinize bağlı olarak mı gelişti, yoksa nasıl bir seçim yapıldı burada?

Bir pazarlık sürecinden bahsediyoruz. Her partinin kendi önemsediği konular oluyor. Ben kendi DENK Partisinin, yani benim şahsi portföylerimin yüzde yüz arkasındayım.

Zaten sizin isteğiniz üzerine o portföyleri seçtiğinizi belirtiyorsunuz. Kısaca bunlardan bahsedebilir misiniz, hangi konular sizin sorumluluk alanında olacak?

Mesela ‘buitenruimte’ dediğimiz şehir düzenlemeleri alanında bize oy veren, vermeyen herkesin Schiedam’da dert yandığı olay, sokakların pisliği, sokaklarda mobilyaların, çöplerin olması. Birçok insan bundan dert yanıyor. Bu ‘buitenruimte’ dediğimiz portföyün içerisinde aynı zamanda yolların düzgün olması, yollardaki veya dış alandaki belediye envanterinin bakımı ve onarımı gibi konular var. Ama her zaman dediğim gibi ‘samenleven’  var. ‘Samenleven’ dediğim gibi bizim oradaki ‘samenleven’ portföyünde nasıl olur da biz Schiedam’da ortak yaşamı, halkın birbirine daha çok yakınlaşmasını, kucaklaşmasını nasıl sağlayabiliriz diye bu konuda bu portföyümüz var. Eğitim portföyümüz var. İlkokul, ortaokul. Bu okulların binalarından tut, nasıl olur da eğitim kalitesini yükseltebiliriz diye bir portföyümüz var. Aynı zamanda ‘nationaal programma Oost en Nieuwland’ dediğimiz bu semtlerin genel olarak kalitesini nasıl yükseltebiliriz diye bir portföyümüz var. Ve ‘jeugdzorg’  var.

Mounir, Şeyda ve benim meclis sandalyemi devralacak olan Furkan da cok kaliteli arkadaşlar. Onlar dört yıldır yaptığımız gibi DENK seçmeninin sesi olmaya devam edecekler. Tabii ki bu konuda bizim belediye Meclis Grup Başkanımız Cemil Kahramanoglu Bey bu konuda gerekli çalışmaları yapacak. Tabii kendisine güveniyorum, kendisi uzun zamandır Schiedam Belediye Meclis üyesi olarak tecrübe edinmiş, ikinci dönem olarak seçilmiş ve kendisi şu anda Meclis Grup Başkanımız. DENK Partisi’nin tamamıyla tabanı ve ilişkilerini yönlendirecek. Ben ise dediğim gibi parti rozetini çıkardım. Bundan sonra Schiedam halkının tamamına hizmet etmek için elimden geleni yapacağım.

Sizin bu sürecinizi Metin Çelik yürüttü, daha önce devam etmeyen rondodan sonra. Metin Çelik tabii bilinmiş bir siyasetçi, yılların siyasetçisi de diyebiliriz. Burada nasıl bir rol üstlendi? Daha çok yapıcı mı yoksa bekleyici miydi?

Metin Çelik Bey, dediğim gibi çok tecrübeli bir siyasetçi. Kendisini biz DENK Partisi olarak atadığımızda bu görevi layıkıyla yapabileceğine inanıyorduk. Ve gerçekten öyle yaptı. Bütün partilerle müzakere sürecini çok güzel bir şekilde yürüttü. Biz kendisine bundan dolayı çok teşekkür ederiz.]

Formasyon süreci vakit olarak diğer yıllara göre daha mı hızlı gelişti yoksa daha mı yavaştı?

Bu bahsettiğimiz Schiedam’daki 2022 yılındaki formasyon süreci, genel formasyonlara baktığımızda çok daha uzun sürdü. Belki de Schiedam’ın en uzun formasyonu diyebiliriz. Ama bu bize konular üzerinde mutabakat sağlamak, daha derin bir analiz yapabilmek için ve diğer partilerle masada oturup Schiedam’daki sorunlar ve ele almamız gereken konular hakkında konuşabilmek için bize bir fırsat oldu.

Sizde bir beklenti var mıydı peki? İlk defa DENK olarak giriyoruz, büyük ihtimalle daha uzun sürecektir diye bir beklenti içerisinde miydiniz?

Başta öyle bir beklentimiz yoktu. Koalisyon sürecine girdiğimizde parti olarak önemsediğimiz şey, ortaya iyi ve kaliteli bir müzakere çıkması gerekiyor, ona yönelik bir protokol çıkması gerekiyor ve bu protokolü Schiedam halkının taleplerine en uygun şekilde nasıl yönlendirebiliriz şeklinde bir konuydu. O konuda da elimizden geleni gösterdik.

Enteresan bir şey söylediniz. Dediniz ki “DENK rozetini çıkarıyorum, bütün Schiedam halkı için çalışmaya başlayacağım. Bu tabii sizin 4 yılda yaptığınızdan farklı olarak bambaşka bir rol demek sizin adınıza. Buna kendinizi nasıl hazırladınız? Bir de bu açıdan bakıldığında tüm halka yönelik hizmet vermek nasıl bir duygu?

Halihazırda ben hala DENK ailesinin bir mensubuyum. Tabii dediğim gibi geçtiğimiz 4 yılda belediye meclis üyesiydim. Belediye meclis üyesi olduğumuzda genel olarak yaptığımız, bir seçim programımız var, belirli bir tabanımız var ve bu seçim programını taban üzerinden çalışmalarınızı yürütüyorsunuz. Tabii wethouder olduktan sonra perşembe günü meclis benim atamamı onayladığında parti rozetimi çıkarıyorum ve çıkarmamla birlikte portföylerimde bize oy veren, vermeyen, bizi seven, sevmeyen, hiçbir şekilde Schiedamlılar arasında ayrım yapmadan görev yapmamız gerekiyor. Ben bunun çok onurlu ve gurur verici bir şey olduğuna inanıyorum. Aynı zamanda büyük sorumluluk getiriyor. Çünkü sadece kendi perspektifimizden değil de siyasetçi olarak daha fazla kendi tabanınızın konularıyla ilgileniyosunuz Ama wethouder olduktan sonra daha fazla insanın ve daha buyuk bir kitlenin, butun vatandaslarin çıkarlarını, onların isteklerini ve taleplerini gözetmek zorundasınız ve en nihayetinde şehir için en uygun ve en doğru kararı vermeniz gerekiyor. Tabii bu sorumluluğun bilincindeyiz. Ama aynı zamanda bu sorumluluğun üstesinden gelebileceğimize, bu konuda başarılı olabileceğimize canı gönülden inanıyoruz.

Bir siyasetçi olarak, politikacı olarak aslında iş yeni başlıyor sizin açınızdan. Çünkü muhalefette olup oyunuzu belirli bir seviyede tutmak bir yana, ama bir koalisyona girip aynı şekilde başarı sağlamak bambaşka bir olay tabii ki. Daha zor çünkü. Buradan ya çok daha başarılı bir şekilde DENK’i birinci parti yaparak çıkabilme ihtimaliniz var ya da hem halkı hem de seçmenlerinizi hayal kirikligina ugratip küçülerek çıkmak var. Bunu konuda değerlendirmenizi alabilir miyim?

Mounir, Şeyda ve benim meclis sandalyemi devralacak olan Furkan da cok kaliteli arkadaşlar. Onlar dört yıldır yaptığımız gibi DENK seçmeninin sesi olmaya devam edecekler. Tabii ki bu konuda bizim belediye Meclis Grup Başkanımız Cemil Kahramanoglu Bey bu konuda gerekli çalışmaları yapacak. Tabii kendisine güveniyorum, kendisi uzun zamandır Schiedam Belediye Meclis üyesi olarak tecrübe edinmiş, ikinci dönem olarak seçilmiş ve kendisi şu anda Meclis Grup Başkanımız. DENK Partisi’nin tamamıyla tabanı ve ilişkilerini yönlendirecek. Ben ise dediğim gibi parti rozetini çıkardım. Bundan sonra Schiedam halkının tamamına hizmet etmek için elimden geleni yapacağım.

Her ne kadar rozeti çıkarmış olsanız da bir yerde sizin tabi ki DENK gecmisin seçmenler tarafından ya onay görecek ya da görmeyecek. Böyle bakıldığında tabii ki ilk defa bir DENK Partisinin encümen üyesi olarak bir ilke imza attınız. Onun çok zor olacağını tahmin ediyorum.

DENK rozetini çıkarmam partiden ayrıldığım anlamına gelmiyor. DENK’in üyesi ve aktif bir bireyi olmaya devam edeceğim. Sadece wethouder olarak farklı ve yeni bir görevi uygulayacağım. Tabii wethouder olmak kolay değil, kolay bir meslek değil. Bütün bu saydığınız konuların bilincindeyiz. Elimizden gelen gayreti göstereceğiz. Wethouder olarak bu önümüzdeki dönem bir rolüm olacak. Ben o konuda ciddi çaba sarf edeceğim. Ama aynı zamanda Cemil Kahramanoglu da Meclis Grup Başkanı olarak sorumluluğu olacak. Onun da o sorumluluk bünyesinde elinden gelenin fazlasını yapacağına inanıyorum.

İleriye yönelik baktığımızda her ne kadar Hollanda koalisyonlar ülkesi olsa da belediyelerde koalisyonların daha hızlı bir şekilde sekteye uğradığını da biliyoruz, tecrübe ediyoruz. İleriye yönelik baktığınızda ne görüyorsunuz? Yani önümüzdeki 4 yıl bu koalisyonun sağlam, ayakları üzerinde durabileceğini düşünüyor musun?

Kesinlikle. Ben bu konudan eminim. Çünkü bu müzakere sürecinde ortaya bütün partilerin destekleyebileceği bir protokol çıktı. Bu protokolün önümüzdeki 4 yıl için yeterli bir temele sahip. Yani biz bu konuda yüzde yüz eminiz.

Son olarak vatandaşlara söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Desteklerinden dolayı teşekkür ederim. Gerçekten benim için bir gurbetçi torunu olarak, 60 yıl önce bir işçi fabrikasında çalışmak üzere gelen bir dedenin torunu olarak, şehrim için bu sorumluluğu almak benim için gerçekten gurur verici. Aynı zamanda şunun bilincindeyim: önümüzdeki dönem çok çalışacağız, çok çaba sarf edeceğiz. Schiedam halkının geneline hitap etmek için, genelini kucaklamak için, uygun bir şekilde hareket etmek için gerekli çabayı göstereceğiz.




Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

error: Content is protected !!