Entegrasyona evet

 

sedat-cakir-web

 

 

Kendimizi bir Hollandalı gibi değil ama iyi Hollandaca konuşan biri olarak takdim etmeliyiz. Bu aradaki ayrımı göstereceği gibi dil konusunda sorun olmadığını ve arada iletişim sorunu olmayacağını göstereceğinden “entegre” olmuş olacağız.

 

Evet, bir Türk olarak entegrasyona evet diyebilir miyiz? Ben diyebiliyorum. Ama bunu iki kavramı birbirinden ayırt etmeden ve ayrı ayrı irdelemeden değil.

Bu iki kavram entegrasyon ve asimilasyon. Entegrasyonda genelde amaç iki ayrı grubun veya şirketin veya etnik kökenli kişilerin birbirleri ile uyum içinde çalışmaları ve yaşayabilmeleri, asimilasyondaki amaç ise bir grubun veya etnik kimliğin diğer grup veya etnik kimlik içinde erimesi. Hollandadaki Türkler olarak entegrasyona evet dememiz bizimde toplum olarak menfaatimize ama asimilasyon için her zaman direnmemiz gerek.

Avrupa genelinde ve özellikle Hollandada entegrasyon adına yapılanlar eskiden etnik temizleme olarak algılanacak bir asimilasyon kampanyası.  Kanaatimce hiçbir devletin vatandaşının özel hayatı üzerine çok fazla müdahalesi olmaması gerek.  Hollandada özel hayata ve özel hayatın mahremiyetine büyük bir müdahale var olduğunu görüyoruz. Bu yabancılar politikasında olduğunda bizi çok yakından ilgilendiriyor ama hayatın diğer alanlarındada Hollandada özel hayata müdahalenin yoğun olduğunu gözlemliyoruz. Devlet kişinin özel hayatına müdahale etmeyi kendine neredeyse bir görev addediyor ve bunuda değişik konularda ve konu ile ilgisizmiş gibi göstererek yapıyor ve bu bir dönem sonra kabul edilir olunca yeni kısıtlamalara gidiliyor.

 

Entegrasyona dönersek ve bunu hayatımızda nasıl uygulamamız gerektiğini düşünürsek çok kısa bir cevaplada yetinebiliriz. Biz kendi hayatımızı kendi istediğimiz gibi yaşamak istiyoruz. Nokta.!

Bu belki de biraz zorlayıcı olabilir. Neticede biz Hollanda’da eski sömürgeci bir ülkede yaşıyoruz ve bu ülke köle ticaretini dünyada en son yasaklayan ülke. Entegrasyon tartışmalarıda kanaatimce bu sömürgeci düşüncenin günümüze yansımaları.

Karşı düşünce olarak biz neler yapmalıyız ve nasıl bir günlük ve hayatımızda uygulayabileceğimiz bir eylem planı yapmalıyız?

İlk olarak yabancı bir ülkede bir yabancı gibi görüldüğümüzün farkına varmalıyız.

İlk olarak yabancı bir ülkede bir yabancı gibi görüldüğümüzün farkına varmalıyız. Kendimizi bir Hollandalı gibi değil ama iyi Hollandaca konuşan biri olarak takdim etmeliyiz. Bu aradaki ayrımı göstereceği gibi dil konusunda sorun olmadığını ve arada iletişim sorunu olmayacağını göstereceğinden “entegre” olmuş olacağız.

 

İkinci olarak kendi inancımızı çok açık olarak yaşamamız ve bunu da açık olarak beyan edip, kaçamak yollara girmeden İslamiyetin Hollandada kabul görmüş bir olduğunu belirterek karşılıklı saygı ve sevgi esasıyla kendimizi anlattığımızda yine hem arada bir ayrım oluşacak ama bu ayrım anlaşılır olacağı için sorun olmaktan çıkıp uzlaşma sağlayacaktır. Sonuçta toplumsal uzlaşma entegrasyonun temelini oluşturacaktır.

 

Üçüncü olarak üstünlükten kaçınarak Türk kimliğinin ön plana çıkması ve bu kimliğin de yine diğer iki noktada olduğu gibi açık olarak beyan edilmesi gerekir. Burada gereksiz ve utandırıcı Hollandalı Türk veya Türkiyeli Hollandalı veya yeni Hollandalı gibi kavramları kullanmadan yapmakta fayda var. Nasıl bir Fries veya Brabantlı kendini Fries veya Brabantlı olarak tanıtıyorsa bizimde kendimizi Türk olarak tanıtmamız gerekir.

Kanaatimce bu 3 nokta uygulaması toplumsal uzlaşma sürecinde bizim menfaatimize olacaktır.  Şahsen bu konuda olan tek dileğim parlamentoda olan Türk politikacıların sırtlarını dik tutarak bu ve Türkleri ilgilendiren diğer konularda kendilerine oy veren ve oraya taşıyan Türkleri utandırmamaları.

Sizlere huzurlu bir tatil diliyorum. Türkiyeye entegre olarak Hollandaya dönünüz lütfen.