Kahvaltıyı paylaştın mı Face’den?

 

erdinc-sacan-web

 

 

 

Son araştırmaya göre işverenler iş başvurusunda bulunanların yüzde 25’ini sosyal medyada paylaştıklarından dolayı işe almadıklarını belirtiyorlar. Şirketlerin yüzde 73’ü birini işe almadan önce sosyal medyada o şahsın adını tarıyormuş.

Eskiden misafirlerle Türkçeleştirilmiş Hint filmleri seyredilirdi. Son yıllarda Türk dizileri seyrediliyordu. Ancak şu an Facebook’tan paylaşılmış, Youtube’da bulunan filmleri seyrediyoruz hep beraber. Twitter’de yazılanlar televizyon, radyo, gazetede ve arkadaşlar arasında tartışılıyor.

Smartphone yani akıllı telefon beynimizin bir parçası artık. Whatsapp, MessageMe, Viber, Tango, Skype herkesin dilinde. Türkiye’deki akrabalarla masa üstüne yerleştirilmiş tablet sayesinde beraber ‘kahvaltı’ yapıyoruz.

Volkskrant gazetesinde bir yazıda çocukların “Gameboy sırtı” dedikleri olay yüzünden rahatsız oldukları araştırmacılar tarafından insanlara bildirildi. Çocuklar tablet ya da akıllı telefon üzerinde iki büklüm oturduğundan sırtları darbe alıyormuş.

Doğum günleri, kahvaltılar İnstagram ve Facebook’ta paylaşılıyor. Her gün bebeğinin, çocuğunun resmini çekip, dostlarıyla paylaşanlar var. Tatil resimlerine alıştık zaten. Hayatımız online. Haftada 7 gün, 24 saat boyunca. Sabah ilk kalktığımızda telefonumuz elimizde, akşam uyumak üzereyken yine en son telefonumuz elimizde.

Restoranda, düğünde, misafirlikte çocuklar uslu dursun diye “Pepe, Köstebekgiller, Caillou, Keloğlan, Dora, Diego” seyredilmek üzere çocukların eline tıkıştırılan telefonlar, tabletler. Araştırmacıların hepsi iki yaşından küçük çocukların hiç televizyon seyretmemesi gerektiği konusunda hemfikir. Hayal güçlerini ve gelişimlerini kısıtlıyormuş. İki yaşından büyük çocukların ise günde en fazla 2 saat televizyon seyretmeleri gerektiğini söylüyorlar.

Son araştırmaya göre işverenler iş başvurusunda bulunanların yüzde 25’ini sosyal medyada paylaştıklarından dolayı işe almadıklarını belirtiyorlar. Şirketlerin yüzde 73’ü birini işe almadan önce sosyal medyada o şahsın adını tarıyormuş.

Hayatın ve 2013 yılının gerçekleri. Gelişmeleri durdurmak istemiyoruz. Evet, artık hepimiz online yaşıyoruz. Ama kendimizi sınırlandırabiliyor muyuz?