Lahey Büyükelçiliği’nde 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik günü anma töreni düzenlendi

Türkiye ‘nin Avrupa’daki birçok temsilciliğinde olduğu gibi Lahey Büyükelçiliği’nde de 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü dolayısıyla program düzenlendi.
Lahey Büyükelçiliği Rezidansı’ndaki törene T.C. Amsterdam Başkonsolosu Engin Arıkan, T.C. Rotterdam Başkonsolosu Aytaç Yılmaz, T.C. Deventer Başkonsolosu Tuna Yücel Modrak, HDV Başkanı Muhlis Koç, Deventer Başkonsolosluğu Din Hizmetleri Ataşesi Hüsnü Özmen, Amsterdam Başkonsolosluğu Eğitim Müşaviri Anıl Yılmaz, Lahey Büyükelçiliği Basın Müşaviri Ebubekir Dursun, IGMG Güney Hollanda Bölge Eğitim Başkanı İsmail Kızılırmak, THY Hollanda Müdürü Cengiz İnceosmanoğlu, HOTİAD Başkanı Hikmet Gürcüoğlu, MÜSİAD Başkanı Ali Köklü, TOVER Başkanı Durmuş Doğan, IOT Başkanı Zeki Baran ile sınırlı sayıda Türk STK temsilcisi ve yetkilileri katıldı.

Pandemi şartları göz önünde bulundurularak sınırlı kapsamda planlanan etkinlik, şehitlerimiz için gerçekleştirilen saygı duruşunun ardından okunan İstiklal Marşı ve Den Haag Ahi Evran Camii din görevlisi Necati Akbulut’un Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından T.C. İletişim Başkanlığı tarafından hazırlanan 15 Temmuz’u anlatan sinevizyon gösterimi yapıldı. Sinevizyonun ardından konuşmalar gerçekleştirildi. İlk sözü Türkiye’nin Deventer Başkonsolosu Tuna Yücel Modrak aldı. Modrak törende yaptığı konuşmasında şunlara değindi:

“Bu tehdidin bertaraf edilmesinde en büyük pay, Türk halkına aittir”

Tuna Yücel Modrak:
“Saygıdeğer Konuklar,  FETÖ Terör Örgütünün gerçekleştirmeye çalıştığı hain darbe girişiminin aziz milletimizce engellenmesinin altıncı yıldönümünü idrak ettiğimiz bugün, bu büyük ihanet sayfasını unutmamak ve unutturmamak, darbe girişimi sırasında kaybettiğimiz aziz şehitlerimizi anmak, gazilerimize ve yüce milletimize verdikleri büyük ve müstesna mücadele için şükranlarımızı sunmak üzere bir araya gelmiş bulunmaktayız. 15 Temmuz, alışılagelmiş türden bir darbe girişimi değildir. Bir işgal hareketi, bir terör saldırısı ve bir ihanet örneğidir. Bu hain kalkışma, Fetullahçı Terör Örgütü’nce planlanan, devletin ve ordumuzun en kritik noktalarına sızmış, çıkarları uğruna her yolu mubah gören hain bir terör örgütü tarafından gerçekleştirilen, Türkiye’nin maruz kaldığı en kanlı terör girişimidir. Geçtiğimiz altı yıl boyunca derinleşen soruşturmalar bu gerçeği tüm yönleriyle ortaya koymuştur. Darbeciler, kendilerine karşı aziz milletimizce yürütülen direnişi bastırmak için, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ni, Polis Özel Harekat Merkezi ve emniyet binalarımızı bombalamışlardır. Sayın Cumhurbaşkanımıza suikast girişiminde bulunmuşlardır. Demokrasimizi ve kurumlarını savunmak için sokağa çıkan masum sivillere silah doğrultmada bir beis görmemişlerdir. Bunun sonucunda, o talihsiz gecede, 251 vatandaşımız şehit olmuş, iki binden fazlası da yaralanmıştır. O menfur gecede darbecilerin gösterdiği vahşet ve hıyaneti tanımlayacak kelimeleri bulmak gerçekten de kolay değildir. Türk demokrasisi, 15 Temmuz gecesi tarihinin en zor sınavlarından birini vermiş ve bundan başarıyla çıkmasını da bilmiştir. Bu tehdidin bertaraf edilmesinde en büyük pay, kendi iradesi üzerinde bir güç tanımadığını, devletini ve demokratik kazanımlarını korumak için hayatını vermeye hazır olduğunu ortaya koyan Türk halkına aittir. Bu, çok az rastlanan tarihi bir dayanışma ve şanlı bir mücadele örneğidir. Hain darbe girişiminden bu yana geçen süre içerisinde devletimizin temel önceliklerinden biri, yurt içinde ve yurt dışında FETÖ’yle mücadele olmuştur. Yurt içinde, 15 Temmuz sorumlularının hukukun üstünlüğü ilkesi temelinde adalet önünde hesap vermeleri sağlanmış, FETÖ’nün devlet kurumları içerisindeki örgütsel yapılanması deşifre edilmiş, mensupları hakkında idari ve adli süreçler  başlatılmıştır. Ülkemizde, hukukun üstünlüğü, temel hak ve özgürlüklerin korunması ve geliştirilmesi prensipleri temelinde yürütülen mücadelemiz neticesinde, ağır darbe alan FETÖ terör örgütü, faaliyetlerini yurtdışındaki yapılanmasıyla sürdürmeye çalışmaktadır. Bu bağlamda, örgütün yabancı ülkelerdeki uzantılarıyla mücadelemiz de kararlılıkla devam etmektedir. Yürütülen yoğun çalışmalar sonucunda, çeşitli ülkeler ve uluslararası kuruluşlar FETÖ’yü terör örgütü olarak ilan etmiş, FETÖ mensuplarını sınırdışı veya ülkemize iade etmiştir. Ayrıca, birçok ülkede FETÖ iltisaklı okullar ve dil kursları kapatılmış veya devredilmiş, bu şekilde örgütün yurtdışı yapılanması önemli ölçüde sekteye uğratılmıştır. 15 Temmuz şehitlerimiz ile beraber vatanımız için gözlerini kırpmadan canlarını feda eden tüm şehitlerimizi bir kez daha rahmetle anıyor, onların aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyor, kahraman gazilerimize ve yüce milletimize şükranlarımı ve saygılarımı sunuyorum.” dedi.

“Bu uzun soluklu mücadelede devlet-millet birlikteliği en önemli gücümüzü teşkil etmektedir”

Büyükelçi Şaban Dişli’nin yurt dışında olması mündebetiyle yayımladığı mesaj, geçici Maslahatgüzarı Murat Soğangöz okundu. Büyükelçilik tarafından yayımlanan mesajda şunlara dikkat çekildi:

Şaban Dişli:
“Değerli vatandaşlarımız, Sevgili kardeşlerim, 15 Temmuz hain darbe girişiminin engellenmesinden bu yana altı yıl geçti. Ancak geçen yıllar ne kaybettiğimiz 251 canın acısını hafifletmiş ne de karşı karşıya olduğumuz tehdidi bize unutturmuştur. Bilakis, geçen süre zarfında bu yeni nesil terör örgütüne karşı mücadelemiz yurt içi ve yurt dışında daha kararlı ve sistemli bir hâle getirilmiştir. Yurt içinde, 15 Temmuz sorumlularının adalet önünde hesap vermeleri sağlanmış, “paralel devlet yapılanması” çökertilmiştir. Ayrıca, örgütün eğitimden medyaya ekonominin tüm alanlarına yayılan paravan oluşumları da ortadan kaldırılmıştır. FETÖ yapılanmasına karşı yurtdışında yürütülen çabalarımızın önemli bir unsuru, FETÖ tehdidine yönelik farkındalığın artırılması için sürdürdüğümüz bilgilendirme kampanyasıdır. Yabancı muhataplarımızla yaptığımız tüm temaslarda bu terör örgütünün gerçek yüzünü anlatıyor, diğer ülkeler bakımından da bir güvenlik tehdidi olduğuna dikkat çekiyor, farkındalığın ve bu konudaki işbirliğinin artırılması için bilgilendirme çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Öte yandan, FETÖ iltisaklı kişilerin yurtdışında bulmaya çalıştıkları hukuki ve ekonomik hareket alanını aldığımız idari ve adli tedbirlerle her geçen gün daha da daraltıyoruz. Girişimlerimiz sonucunda; 19 Ekim 2016 tarihinde düzenlenen İİT Dışişleri Bakanları 43. Toplantısında FETÖ, terör örgütü olarak ilan edilmiş; benzer bir karar 1 Aralık 2016 tarihinde Asya Parlamenterler Asamblesi tarafından alınmış; 27 Ocak 2017 tarihinde ise İİT Parlamenterler Birliği’nin 12. Konferansında teyit edilmiştir. Ayrıca KKTC’ye ilaveten, Pakistan Yüksek Mahkemesi, 28 Aralık 2018 tarihinde aldığı kararla, FETÖ’yü terör örgütü olarak tanımlamıştır. Girişimlerimiz sonucunda küresel ağında önemli bir bozulma yaşayan örgüt, PR ve lobi imkânlarını kullanarak asılsız haberler üzerinden mağduriyet hikâyesi yaratmaya, medyada tekrar görünür olmaya, Türkiye’ye düşman çevrelerle işbirliğini güçlendirmeye gayret etmektedir. Bu nedenle, yurt içinde ve yurt dışında her fırsatta vatandaşlarımızın birlik ve bütünlüğünü hedef alan FETÖ taktiklerine karşı uyanık ve dikkatli olmak durumundayız. Bu uzun soluklu mücadelede devlet-millet birlikteliği en önemli gücümüzü teşkil etmektedir. Sözlerime burada son verirken, 15 Temmuz hain darbe girişiminde hayatını kaybedenşehitlerimizi bir kez daha saygı ve rahmetle anıyor, gazilerimize minnetimi sunuyorum.” dedi.

Konuşmaların ardından 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü sona erdi.

Programın sonunda davetlilere ikramlar sunuldu. Davetliler ayaküstü çay kahve eşliğinde hoş sohbetle vakit geçirdiler.
HABER.NL | SEDAT TAPAN




Geef een antwoord

Het e-mailadres wordt niet gepubliceerd.

Deze site gebruikt Akismet om spam te verminderen. Bekijk hoe je reactie-gegevens worden verwerkt.

error: Content is protected !!