Araştırmalara nazire yaparcasına…

Türklerin değişik alanlarda geldikleri konuma bir bakalım durum nedir. Yükselen orta sınıfla işe başlarsak, gerek Hollanda gerekse diğer Batı Avrupa ülkelerinde Türk orta sınıfı, kriz mıriz dinlemeden büyümeye devam ediyor. Bakmayın siz onların tatildeyken “Avrupa bitti, siz halinize şükredin” türünden ifadelerine. Onlar hallerinden oldukça memnunlar. Aksi olsaydı zaten kendileri de Avrupa’da kalmazlardı.

Hollanda’da göçmen kökenlilerle ilgili araştırmalara* bakınca şaşırmamak elde değil. Özellikle de Türkler söz konusu olunca. Bir taraftan ülkede yerleşik olmalarına rağmen bir türlü kendilerini evlerinde hissetmiyorlar, diğer taraftan da her alanda olumlu yönde ciddi bir gelişme söz konusu. Hal böyle olunca da geleneksel metotlarla bu gruplara yaklaşmak sonuç vermiyor. Türklerin değişik alanlarda geldikleri konuma bir bakalım durum nedir.
Yükselen orta sınıfla işe başlarsak, gerek Hollanda gerekse diğer Batı Avrupa ülkelerinde Türk orta sınıfı, kriz mıriz dinlemeden büyümeye devam ediyor. Bakmayın siz onların tatildeyken “Avrupa bitti, siz halinize şükredin” türünden ifadelerine. Onlar hallerinden oldukça memnunlar. Aksi olsaydı zaten kendileri de Avrupa’da kalmazlardı.

Eskiden yeme içme, turizm gibi bir kaç alanda girişimcilik söz konusuyken, şimdi her alanda, hem nicelik hem de nitelik olarak oldukça fazla girişim söz konusudur. Bunların bir kısmı bir etnik gruba hizmet ederken, büyük bir kısmı toplumun geneline hizmet etmektedirler. Öyle ki, bazı işletmeler Hollanda’da ilk 100’ün içindedirler. Turizm, ulaşım, sağlık, enerji, ict, hizmet ve gıda sektörlerinde ülke sınırlarını aşmış şirketler vardır. Corendon, Koç ve Özgazi, Azerion, Nijata, Silifke, Jilpaq gibi daha nice işletmeler Hollanda ve hatta Avrupa pazarında kendilerinden söz ettirmektedirler. Şayet FETÖ bu alanı kirletmeseydi eminim durum çok daha iyi olacaktı.

Fuarcılık son zamanların yükselen girişimciliği olarak dikkatleri çekmektedir. Tabii ki bunun en önemli sebebi fuarcılığın müşteri kitlesini oluşturan Türk girişimcilerin hem sayıca artması hem de onların rekabetle daha iyi hizmet verme gayretidir. Nitekim bu girişimler katıldıkları fuarlarda görücüye çıkmaktadırlar.

Siyaset ve bürokraside de nicelik olarak olmasa da nitelik olarak ciddi bir yükseliş söz konusudur. Geçen sayıda gururla değindiğim Türk kökenli ilk belediye başkanı Huri Şahin, bunlara en güzel örnektir. Fatma Koşer Kaya, Adnan Tekin, Emine Bozkurt, Songül Mutluer gibi siyasette etkin konumda olanları gördüğümüz gibi, bürokrasi, akademi ve üst düzey yöneticilikte de hatırı sayılır miktarda Türk kökenli vardır. Sadece kendi tanıdık çevremden vereceğim örnekler bile başlı başına uzun bir liste oluşturur. Prof. Dr. Mehmet Akşit (emekli), Prof. Dr. Bedir Tekinerdoğan, Prof. Dr. Kutlay Yağmur, Prof. Dr. Sevil Sarıyıldız, Öğretim Üyesi Erdinç Saçan, Rabobank yöneticisi Prof. Uğur Pekdemir ilk anda aklıma gelenler. Daha yüzlercesini saymak mümkün. Sosyal medya platformu LinkedIn’deki karşılıklı takipleştiğimiz yaklaşık 3000 kişinin yarısı Türklerden oluşmaktadır ve bunların yarıdan fazlası da çok iyi konumdadırlar.

Kültür, sanat ve düşünce alanında da göze batan bir çok Türk kökenli mevcuttur. Düşünce ve kanaat önderliği deyince akla ilk gelenlerden birisi şüphesiz kadim dostum, kardeşim Veyis Güngör’dür. Kendi yazdığı onlarca kitabın yanı sıra yüzden fazla da kitabın yazılıp yayınlanmasına vesile olmuştur. Veyis Güngör, başlı başına bir doktora konusudur anlayana. Abdulvahit van Bommel’ın da bir düşünce adamı olarak Türklere dahil edilmesi kanaatindeyim. Zira kendisi kültürel ve dini altyapısını Türk geleneğine dayandırmış ve Türk kültürünü Hollandalılara tanıtmak için büyük hizmetler vermiştir.

Edebiyatta Murat Tuncel, Murat Işık, Özcan Akyol kendilerini ispat etmiş yazarlardır. Görsel sanatlarda Okan Akın, Yusuf Akkaya, Ufuk Kobaş ilk aklıma gelenler, ama sayıları çok daha fazladır. Müzikte is Karsu başlı başına bir ekoldür. Mehmet Polat, Göksel Yılmaz, Esra Dalfidan gibi müzisyenler de aynı Karsu’nun yaptığı gibi Türk müziğini Hollandalılara icra etmektedirler. Saydığım isimler ilk anda aklıma gelenler, ayrıca tanıdığım isimler. Tabii ki burada ismi zikredilmeyen bir çok başarılı siyasetçi, bürokrat, akademisyen,sporcu, sanatçı ve düşünce insanı vardır. Bu yazının sebebi de onların varlığı değil mi zaten.

Tüm bu yukarıda bahsettiğim olumlu verilere rağmen, yine de araştırmalardan olumsuz sonuçların çıkması şaşırtıcı. Bu aynı zamanda araştırmaların objektifliğini sorgulamak için de bir sebep olabilir. Artık onu da koca koca bütçeleri olan araştırma kuruluşları düşünsün!

Haber okurlarının yeni yeni yılını kutlar, 2023’ün tüm insanlık için daha hayırlı bir yıl olmasını dilerim.

*https://www.scp.nl/publicaties/publicaties/2022/10/11/gevestigd-maar-niet-thuis.-eerste-bevindingen-uit-de-survey-integratie-migranten-sim2020




Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

error: Content is protected !!